| Yazar |
Mesaj |
sinemis (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 14 Apr 2007
Mesajlar: 221
|
Tarih: Sun Jul 01, 2007 4:59 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
[QUOTE="asena"][QUOTE=SENCER MAHSUSA]TÜRKİYEYE VE İSLAMA DÜŞMAN OLAN HERKESE MESAFELİYİMDİR.[/QUOTE]
Bu mesafe konusunda seni destekliyorum kardeşim. İslam ve Türkbirliğini korumakta en büyük vazife bizlere yani ülkücü camiaya düşüyor.Allah türkükorusun [/QUOTE] Allah Türkiye yi,Türkiye sevenlerinive Türkiye için gerçekten iyi şeyler yapan herkesi korusun!!! |
|
_________________ Net Ajans - Web Tasarım - Forum - Güneş Enerjisi - Net Pazarlama |
|
|
|
 |
velasr (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 25 Jun 2007
Mesajlar: 162
|
Tarih: Sun Jul 01, 2007 5:05 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Devlet millet tek bir yürek Bayrak millet kutlu dilek
Başak başak çiçek çiçek Umudumuz yeşerecek Kan ter ile çıktık yola Diz kırıp vermeyiz mola
Azat azat bütün Türkler azat Azap azap bu hal bize azap
Soruların cevabıyız Tarihlerin mirasıyız Mazlumların hasretiyiz Gönüllerin vuslatıyız |
|
_________________ kaybolan gölgemi yollara sordum. |
|
|
|
 |
velasr (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 25 Jun 2007
Mesajlar: 162
|
Tarih: Sat Jul 07, 2007 7:53 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
SELAM Içim yine sevinçle dolup yanıyor; Sanki deniz olmuş, dalgalanıyor.
Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden; Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden;
Zafer,ümit kaynağının bir çeşmesidir. Zafer bir çok gönüllülerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler ölse de bir gün Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.
Gönülleri birleşenler! Selam sizlere! Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!
Selam sana hücrelerde benzi solan genç! Selam sana ey yılları heba olan genç!
İstikbalim gitti diye yaslanma sakın! İstikbalin değil, ruhun Tanrı`ya yakın!
O yalancı istikbale bir perde indir! “Gerçek yarın” unutma ki bir gün senindir!
Selam sana yavrusundan ayrılan kadın! Kimbilir sen gizli gizli nasıl ağladın!
Ne bir damla gözyaşı dök, ne yasla dövün; Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!
Gür sütünle asladığın erlik cevheri Yapacaktır onu yaman bir çeri...
Tek bir kadın değilsin sen...Sen bir ocaksın! Madem ki bir adın Atsız, katlanacaksın!
Kafkasya’da can veren bir şehidin kızı Bir çeliktir... Yüreğinde erir her sızı...
Varsin,bağrin fırkatıyle yavrunun yansın... Yansın,dayan! Çünkü sen de bir kahramansın!
Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere! Ey rütbesi çalinanlar! Selam sizlere!
Kardeş yahut arkadaştır diye evleri, Ocakları dağıtılan ülkü devleri!
Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar, Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!
Ey cigeri parcalanan kahpe veremden Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?
Ciğerlerin sönüyorken Tanrı`yı andın; Tasa etme,gerçekleşir mukaddes andın.
Hepinize sevgilerle coşkun selamlar! Şehitlerimiz bile sizi belki selamlar
Içtiginiz ıztıraplar size kımızdır Bu acılar mazimize selamımızdır.
En tatlı bir hayalimdir bu selam benim Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim...
Çekiyoruz bunalarak fakat ne çıkar? Ulu Tanrı bir gün elbet bizi yargılar.
Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler O`nun rahmet denizinde ruhlar serinler.
Ey hırçın genç,ey güzel kız!Bırakın yası... Yeter temiz gönüllerin bizi anması...
Toprak ana uyuturken koynunda bizi Yarinkiler biçicektir ektiğimizi,
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır, İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!
Selam şanlı mazimize!Selam yarına! Selam zafer ordusunun silahlarına!
Ey geçmişin yiğitleri!Selam sizlere Ey yarının şehitleri!Selam sizlere!
Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır Aranızda bulunacak güleçtir;
Atsiz oglu Yagmur denen bu yagiz çeri Atilarak hepinizden daha ileri
Güldürecek babasının yanık ruhunu Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu
Karışınca gövdem yurdun topraklarına Ruhum uçar ırkımızın bayraklarına,
Varlığın sevgisi onlara taşır Kendisi de ay-yıldıza belki karışır
Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri Adım adım dolaşırken kutlu yerleri
Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş?
Haydi artık dinsin bütün ıztırapların Ufuklardan sanli bir gün doğacak yarın
Güzellikle sıcaklikla ve ihtişamla... Kumandasız hazır olup onu selamla!
Gönlündeki yaraların kanını dindir... Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir... |
|
_________________ kaybolan gölgemi yollara sordum. |
|
|
|
 |
bozkurt_1453 (-gizli-)
Kıdemsiz Üye (-)
Kayıt: 16 Apr 2007
Mesajlar: 58
Konum: İzmir
|
Tarih: Tue Jul 10, 2007 2:09 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Arkadaşlar İslam ile türklük arasında bir sıralama yapmak bence yanlış bir düşünce bu bizim ikiye bölünmemize neden olabilir bu çok tehlikelidir. Bunu bence tartışmak yersiz olur. Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur.
|
|
_________________ Üzülme anne, ağlama Sarıhanlı nere Sarıkamış nere deme Sarıkamış için ölmeyi bilmiyorsa bir adam Saruhanlı için nasıl yaşar
|
|
|
|
 |
velasr (-gizli-)
Üye (*)
Kayıt: 25 Jun 2007
Mesajlar: 162
|
Tarih: Tue Jul 10, 2007 8:35 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
kesinlikle arkadasım. türkler islamiyetten önce de tek dine inanmış oluyorlarsa bile de yine türkü türk yapan islamiyet olmustur. türk kanı islamiyetin verdigi canla tüm dünyaya hizmet etmiştir. |
|
_________________ kaybolan gölgemi yollara sordum. |
|
|
|
 |
1919 (Büyük Önder)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 14993
Konum: Turkiye
|
Tarih: Wed Jul 11, 2007 3:19 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Türk Milletinin tarihi anlamda sahip olduğu dinden farklı çok büyük değerler vardır. İslamiyet de Türk Tarihi ve yaşayışının bir başka büyük değeridir ki en büyüğü olarak da ifade edilebilir... |
|
_________________ Özgürlük benim karakterimdir!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
Adil / İstanbul (-gizli-)
Kıdemsiz Üye (-)
Kayıt: 16 Aug 2007
Mesajlar: 9
Konum: İstanbul
|
Tarih: Thu Aug 16, 2007 10:53 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Merhaba milliyetçi arkadaşlar. Sizi görmek, sizinle olmak sevinç kaynağıdır benim için. |
|
|
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Tue Sep 18, 2007 12:34 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Dünyanın en değerli markaları
İşte Interbrand'e göre 2007'nin en değerli markaları...
Coca-Cola
Dünya içecek devi Coca-Cola, en değerli markalar listesinde ilk sırayı bırakmıyor. Geçtiğimiz yıl da birinci sırada olan şirket, bu yılın da birincisi. Marka değeri geçen seneye göre yüzde 3 azalarak 65.3 milyar dolara inmesine karşın zirvedeki yerini korudu.
Microsoft
Bilgisayar devi Microsoft bu yıl da ikinci sırada yer aldı. Şirketin marka değeri geçen yıla göre yüzde 3 artarak 58.7 milyar dolara çıktı.
IBM
Bir diğer bilgisayar sektörü devi IBM listede üçüncü sırada bulunuyor. Marka değeri 57 milyar dolar olan Şirket geçen sene de üçüncüydü.
NOKIA
Finlandiya'nın cep telefonu sektöründeki gururu olan Nokia, bu sene bir basamak yükselerek 33.7 milyar dolarla en değerli markalar listesinin beşinci sırasına oturdu.
TOYOTA
Otomotiv sektörünün dev ismi Toyota, markalar sıralamasında da üst sıralarda bulunuyor. Dünyanın en çok satan araçlarından biri olan Toyota'nın marka değeri 32 milyar dolar.
Intel
Bilgisayar ekipmanları üreticisi Intel, beşincilikten yedinciliğe geriledi. Marka değeri de yüzde 4 düşüşle 31 milyar dolara indi.
Mc Donald's
Fast food devi Mc Donald's 29.4 milyar dolar marka değeri ile 8'inci sırada bulunuyor.
Disney
Medya sektöründe faaliyet gösteren Disney, marka değerini yüzde 5 artırarak 29.2 milyar dolara çıkardı. Ancak sıralamada sekizincilikten dokuzunculuğa indi.
Mercedes Benz
Mercedes Benz, dünyanın en değerli 10'uncu markası konumunda bulunuyor. Şirketin marka değeri tam 23.5 milyar dolar.
Citigroup
ABD'nin finans sektöründeki en büyük kuruluşu Citigroup, marka değerini bir yılda yüzde 9 artırmasına karşılık sıralamada halen 11'inci sırada bulunuyor. Şirketin marka değeri 23.4 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Hewlwtt Packard
Bilgisayar ekipmanları üreticisi Hewlwtt Packard, dünyanın en değerli şirketleri sıralamasında 12'inci. Şirketin marka değeri 22.2 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
BMW
Lüks araba deyince akla gelen ilk markalardan olan Alman devi BMW, sıralamada iki basamak birden yükselerek 13'üncülüğe tırmandı. Şirketin marka değeri 21.6 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Marlboro
Sigara sektörünün en büyük ismi Marlboro, 12'incilikten 14'üncülüğe geriledi. Şirketin marka değeri 21.3 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
American Express
Finansal hizmetler sektöründe faaliyet gösteren American Express sıralamada 15'inci sırada. Şirketin marka değeri 20.8 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
&n |
En son AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik) tarafından Tue Jul 08, 2008 3:24 pm tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi |
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Tue Sep 18, 2007 12:35 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Bu kadar ünlü markanın içerisinde kaçtane TÜRK MALI var görebildiniz mi ?
Sayın bakalım !
Bu ürünlerin hepside ülkemizde yaygın biçimde kullanılııyor , ve biz neden yerli mal kullanmıyoruz yada kullanamıyoruz? Ne kadar acı bir durum deilmi? Bu haberi "neden milliyetçilik başlığına yazdın" diye soracaksınız belkide ! Bilmem ? İçimden böyle geldi ve bu ünlü yabancı markaları gördüğümde içimin sızladığını hissettim ... (duyar gibi oluyorum, çoğunuz "ne alaka canım" diyecektir)
Bana göre MİLLİYETÇİLİK...
Türk olmakta övünen ve tarihimize, yurdumuza, ulusumuzun yarınlarına inanan her yurttaşı, Türk kabul eden gerçekçilik,bünleştiriciliktir...Amacı da, ulusal sınırlarımız içinde yaşayan Türk halkının kendi öz değerlerini, temel kültürünü, çağdaş uygarlık ilkelerine göre işleyip geliştirmek, onu iç-dış bütün bağlayıcı, engelleyeci öğelerden kurtararak ilerletmek, refaha, mutluluğa, kavuşturmaktır.
Nasıl başarılacaktır bu?
Tabiki ırkçılık ve sloganlarla değil!
Emek vermek, üretmek...
Büyük başarılara imza atmak...
Ülkenin ekonomisini bağımsız ve güçlü hale getirmekle...
IMF talimatlarından kurtulmakla ...
İç-dış borçları bitirmeklel ocaktır...
Anlayacağınız gereksiz şovlar ,sansansyonlarla milliyetçi olunmuyor...
Alın size bir örnek ... (son iki gündür gündeme oturdu!!!)
İnsanları coşturup havaya sokan içi boş ,ırkçı ve tehlikeli bir milliyetçi anlayışı !
Plan yapmayın plan
Plan yapmayın plan gitmez Karadeniz’de
Kahpelik yalan dolan tutmaz Karadeniz’de
Ne Conisi ne Rusu pusu kurmasın pusu
Bölücülük borusu da ötmez Karadeniz’de
Bırakın çan çalmayı Ermenici olmayı
Millet böyle dolmayı yutmaz Karadeniz’de
Ogün böyle desinler bugün böyle desinler
Fatihalar Yasinler bitmez Karadeniz’de
Şerefini şanını ortaya
koy canını
Hiçkimse vatanını satmaz Karadeniz’de
Vatan satsa bir kişi anında
biter işi
Türk ve İslam güneşi batmaz Karadeniz’de
Bizde varken bu duruş emiceniz olsa Bush
Alayınız beş kuruş etmez Karadeniz’de
Anladık var gocunuz belli kuyruk acınız
Kargaşaya gücünüz yetmez Karadeniz’de. |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Mon Oct 01, 2007 3:39 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Henüz milliyetçiliğin -devrimciliğin anlamını dahi bilmeyen bu gençlerimizin eline kitap yerine eline silah verir.."Bu vatan senindir" diyerek onları gereksiz havaya sokarsanız !Bir efsane olacağına inandırırsanız! Sonuç tabikide bu olacaktır... " Hepimiz OGÜN SAMAST'ız " diye slogan atanlar neredesiniz? Cezaevinde kafasını duvarlara vurup çığlıklar atan bu çocuğun çığlıklarını duyabiliyormusunuz şimdi? Onun ruhhalini anlayabiliyormusunuz?
Ogün S.'nin çığlıkları Kandıra Cezaevi'nde kalan tutuklu 'babalar'ı da çileden çıkarıyormuş bakın ! (Bunların şerrinden aman Allah korusun!)
Öyle ya... Gençleri coşturmak "Plan Yapmayın Plan " demek... Redifli kafiyeli sözler söylemek kolaydır ,heyecanlandırır ,coşku verir yüreklere ama !!! Devamı gelmez .. Ogün'lerimiz ..Yasin 'lerimiz hepsi bizim çocuklarımızdır ... Zamanında vatan sevgisinin ,ırkçılıkla ...Cinayetlerle olmayacağı olgusu kavratılabilinmiş olunsaydı eğer ! OGÜN 'lerimiz bu gün bu acıları yaşamayacaktı...Şimdi nedenini dahi bilmedikleri ağır bedeller ödüyorlar...Ateş düştüğü yeri yakıyor... Çığlıklarını duyan olurmu bilinmez...Ancak birilerinin bu olaylardan büyük rant sağladığını biliyoruz... Ve "Türk gençliği . bu kanlı oyunlara gelmeyin !maşa olmayın !"diyoruz... |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Tue Oct 02, 2007 2:03 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
.Katildir , yani bi'şekilde cinayet işlemiş bir cana kıymıştır..
Tesadüf bu ya yakalanır günün birinde... Bakarız ki gazetelere manşet olmuş ..
TÜRK BAYRAĞI altıda TÜRK ASKERİ ile kameralara karizmatik pozlar vermiştir...
Doğal olarak şaşırırız .. Tutuklandıklarında gurur duyarız ..!
" Ya sev ya terk et! "der , azınlık-çoğunluk demez meydan okuruz..
Hele bir milli duygularımız çoşmaya görsün ...
Dünyalara sığamayız... En büyük biziz psikolojisinden yola çıkarak ! Malezya 'ya benzemeye çalışır...
Milli duygularımızı arabeskleştirip ...
Baya bir haddimizi aşarız... Artık böyle basit ve ucuz hesapları kimse dikkate almıyor almamalıdırda..
Türkiye Cumhuriyeti devleti sosyal bir hukuk devletidir ... |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
serra (-gizli-)
Kıdemli Üye (**)
Kayıt: 01 Apr 2007
Mesajlar: 908
Konum: Çorum
|
Tarih: Thu Oct 04, 2007 1:26 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Cini yeniden siseye sokmak zordur
Halk kitleleri, iki kutsal kavramdan zarar gelecegine inanmaz: Bunlardan birisi din, birisi de milliyetçilik.
Halkin mantigina göre; bir insanin dinine, kitabina sahip çikmasindan, ibadet etmesinden daha güzel ne olabilir?
Ayni sekilde insanin bayragini, vatanini, milletini sevmesinden ne gibi bir kötülük gelebilir?
Aslinda halk haklidir, bu iki kavramdan da insanlara kötülük gelmez.
Ama ne zaman ki din ve milliyetçilik kavramlari, siyaset bezirgânlarinin eline düser, korkulacak an gelmis demektir.
Bizim halkimiz "bayrak, vatan" diye ortaya çikan Hitler'in, Mussolini'nin sebep oldugu yikimi, milyonlarca kisinin öldürüldügü, sehirlerde tas üstünde tas birakmayan savasi yasamadigi için, bilmez.
Afganistan'da Kuran, peygamber diye ortaya çikan Taliban'in insanlik disi zulümlerinden haberi yoktur.
Iran devriminin ilk yillarinda, Evin Cezaevi'ndeki genç kizlarin, cennete bakire gitmesinler diye idam etmeden önce irzlarina geçildigini de duymamistir.
Bu yüzden dinin ve milliyetçiligin siyasallasmasinin yol açabilecegi korkunç tehlikeleri göremez.
Ama dünyayi bilme iddiasinda olan aydinlarin, gazetecilerin, siyasetçilerin bu örneklerini bilmedigini düsünmek safdillik olur.
Onlar bile bile alet oldular bu oyuna.
Ve bizim gibi "ne seriat, ne darbe" ilkesini yürekten benimsemis insanlara kötülük yaptilar.
Simdi Türkiye, halk katina inen bir ayrismanin, bir hesaplasmanin arifesine geldiyse bunda aydinlarin çok günahi var.
1979 yilinda Iran aydinlari, -hatta komünist partisi Tudeh- Humeyni'yi desteklemisti.
Ilk kesilenler onlar oldu.
Bu arada Humeyni'nin Bati tarafindan desteklendigini, oralarda ikamet ettigini, bir Fransiz uçagiyla Tahran'a döndügünü de unutmayalim.
Bugün sikâyet ettikleri Iran molla rejimini hazirlayanlar da onlardir, Bin Ladin'i çikaranlar da.
Ne yazik ki bizim basimiza da bu çorabi ördüler.
Din kutsaldir ama siyasete alet edildigi zaman siseden çikmis cini andirir; onu geri sokmak çok ama çok zordur.
Bu is biraz daha ilerlerse, Tayyip Erdogan'lari da altina alarak ilerleyeceginden hiç kuskunuz olmasin. ***
Iki gün önce eski bir bakan arkadasimla konusuyordum. Memleketindeki durumu anlatti. "Öyle bir gençlik yetisiyor ki inanamazsin" diyerek su örnegi verdi:
Yegeni, öz babasina "Senin kanin ve katlin helal!" diyormus. Çünkü adam CHP'ye oy vermis ve orucunu bir gün kaçirmis.***
Osmanli'dan beri bu belalarla ugrasmis ve dengelerini güçlükle tutturmus olan Türkiye hizla dinsel ve milliyetçi fanatizme kayiyor.
Askeri hapishanelerde yatmis ve ömrü boyunca özgürlük istemis bir insan olarak diyorum ki; demokratiklesme çabasinin bedeli, demokrasiyi yok edecek kapilari açmak olmamaliydi.
Bu felaketi göremeyen aydinlar, bize bir ülke kaybettirmek üzere.
Her iki ihtimalde de!
zülfü livaneli |
|
_________________ Kağıttan bir gemidir devrim; kim bilir kaç yunus görmüş, kaç "Deniz Gezmiş"!!
Net Ajans - Web Tasarım - Forum - Güneş Enerjisi - Net Pazarlama |
|
|
|
 |
AySA (Arşiv Üyelik) (Arşiv Üyelik)
Üst Düzey Üye (*****)

Kayıt: 30 Mar 2006
Mesajlar: 14437
Konum: İstanbul
|
Tarih: Thu Oct 04, 2007 1:45 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
***Yegeni, öz babasina "Senin kanin ve katlin helal!" diyormus. Çünkü adam CHP'ye oy vermis ve orucunu bir gün kaçirmis.***
Güzel bir yazı ... Ancak yukardaki sözde takıldım ...  |
|
_________________ Eğer Düşünebilip De Düşüncelerini Amaç Edinebilirsen..
Yeryüzü Ve Üstündekiler Senindir ..
"Ben Atatürkçüyüm, Ben Cumhuriyetçiyim..
Ben Laikim,
Ben Anti-emperyalistim..
Ben özgürlükçüyüm..
Ben bağımsız Türkiye’den yanayım..
Ben insan hakları savunucusuyum..
Ben terörün karşısındayım..
Ben yobazların, hırsızların,,
vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım..
Öyleyse, vurun, parçalayın..!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır."
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş |
|
|
|
 |
*Deryadeniz (-gizli-)
Kıdemli Üye (**)

Kayıt: 30 Jan 2007
Mesajlar: 858
|
Tarih: Thu Oct 04, 2007 5:20 pm
Mesaj konusu :
|
 |
|
Ya sev ya terk et!
Çağdaş medyada üç gündür Başbakanla ilgili bir haber yayınlanıyor. TBMM açılışı nedeni ile verilen eşli davette Başbakan Erdoğan, "Parlamentoda kadının daha fazla temsil edilebilmesi için kota talep eden" KADER Başkanına, Ruanda'ya gitmesini söylemiş...
Çünkü KADER Başkanı Hülya Gülbahar, bir Orta Afrika ülkesi olan Ruanda yasalarına göre; "Meclis ve senatonun en az yüzde 30'u kadınlar tarafından oluşturulur" bilgisini vermiş. Ve dayanamayıp devam etmiş. "Bugün Ruanda dünyada en fazla kadın parlamentere sahip ülke oldu!.." Başbakanın tepkisi açık! "O zaman Buyurun Ruanda'ya!-" Bu haber, yeni yasama döneminin başlangıcında öne çıkan en "çarpıcı" olay olmalı.
Sürdürülen sohbetten çıkan vahim bir sonuç var! "Erdoğan'ın bir kadınla konuşma üslubunun nezaketsizliğinin yanı sıra ortaya koyduğu düşünce sistematiğinin ürkütücülüğü!.." Aslında Erdoğan'ın bir kadınla yaptığı konuşmanın üslubunu tartışmak gereksiz! Erdoğan ve o kültürden gelenlerin "kadına" verdikleri değer belli. Onlar için kadın; Horlanan, dışlanan, kapanan, kapatılan ve de dövülebilen biri. Evde çalışan, çocuk yapan, başını bağlayan, toplumdan kaçırılan kısaca, erkek tarafından zevk ve ihtiyaçları için kullanılan bir "kadın" nedir ki!?.
Din siyaseti yapan bezirganların yıllardır uyguladıkları "takıyyelere" alıştık. Kendi kızlarını ABD'de, milletin kızlarını ise imam hatipte okutan... "Şirin" görünerek oy almak ve merkez partisi olmak adına "saçı açıklan" milletvekili yapan ama kendi eşlerini de "sarıp sarmalayarak" toplumun karşısına çıkan onlar değil mi?!"Dört eş" almanın "şerri hukukun" vazgeçilmez ve de en "zevkli" hakkı olduğunu savunan ama siyasetçi olunca şimdiki eşlerine olan bağlılıklarını "abartan" yine onlar değil mi? Alıştık aldatılmaya!..
***
Bu sohbetten çıkan başbakanın ruh hali!.. Başbakan kendi gibi düşünmeyenlere karşı "vahşi bir tepki gösterisi" içinde. Bu hal yüzde 46 sonrası daha da belirginleşti. Bir taraftan büyük bir başarı elde edildi, bahanesi olmayan bir döneme girildi... Başbakan; zafer sarhoşu!.. Kendini herkesten üstün görüyor!.. Müthiş bir güce sahip olduğunu zannediyor!.. Karşısında kimsenin duramayacağını düşünüyor!.. Korkunç bir şımarıklık içinde!..
Ama diğer yandan; 5 yılın sonunda bilgi birikimi ve yetenekleri ile Türkiye'nin ağırlığını artık taşıyamayacağı gerçeğini de görüyor!.. Bir taraftan tek seçici, diğer yandan tek sorumlu!... Karizmatik ama ülke dağılıyor.
İçerdekiler onu seçiyor ve bir şeyler yapmasını bekliyor, dışarıdakiler onu yönetiyor.. Her şeyi satabiliyor ve her istediğini yapabiliyor ama hesap verme günü de yaklaşıyor!.. Üstelik bu "kudrete" rağmen çok arzuladığı Cumhurbaşkanlığını "kaçırdı"... Fırtınalı duygular nedeni ile Başbakanın "iç dengesi" giderek kayboluyor!.. Aklı başında değil!.. Kontrolünü kaybetti!.. Artık "gerçek" düşüncelerini dışa vuruyor!.. O nedenle; kendisine karşı çıkan ve aynı şeyleri düşünmeyen herkesi, bu ülkeden "kovuyor!" Demokrasi, hak, hukuk, özgürlük, yönetim sorumluluğu, halk egemenliği... hak getire!.. Önce Bekir Coşkun. Şimdi KADER Başkanı. Yarın siz!.. Ya sev ya terk et!.
Fikri Sağlar
***
Hrant Dink'in katili O.S. ve diğer zanlılar duruşmaya "Ya sev ya terk et" etiketli kamu aracıyla getirildi. Yani devlet, aracındaki "faşist sloganla" ilk kez bu olayda taraf olduğunu açıkladı. Cinayet sonrası polis memurlarının zanlılar.. |
|
_________________ ÖLENLER DÖVÜŞEREK ÖLDÜLER
GÜNEŞE GÖMÜLDÜLER
VAKTİMİZ YOK ONLARIN MATEMİNİ TUTUMAYA
AKIN VAR AKIN
GÜNEŞE AKIN
GÜNEŞİ ZAPT EDECEGİZ
GÜNEŞİN ZAPTİ YAKIN....
Net Ajans - Web Tasarım - Forum - Güneş Enerjisi - Net Pazarlama |
|
|
|
 |
Kürt Seda (-gizli-)
Üye (*)

Kayıt: 28 Feb 2007
Mesajlar: 254
Konum: Diyarbakır
|
Tarih: Wed Oct 31, 2007 2:04 am
Mesaj konusu :
|
 |
|
Ayhan Altay,
Milliyetçilik
İnsanlığın tarihi türlü evrelerden oluşur. Yıkılmaz sanılan olgular, gün gelir bir anda yerle bir olur. Firavunların Mısır'ı, İskender'in Makedonya'sı yıkıldı, yok oldu.
Toprağa dayalı üretimin ana üretim biçimi olduğu toplumsal yapı imparatorluklar doğurmuştu. Adına ister Kral, ister Padişah, iste Şah ya da ne derseniz deyin, egemenler güçlerini Tanrı'dan alırlardı. Kendilerinin Tanrı tarafından görevlendirildiklerini, bu nedenle de yalnızca tanrıya karşı sorumlu olduklarını belletirlerdi. Toplum da bunu kabullenmişti. Taaa ki, üretim biçimini değiştiren endüstriyel gelişmeler oluşana dek.
Artık toprağın yanında, gelişen atölye üretiminin oluşturduğu yeni bir sınıf vardı ve bu sınıf toplumun yönetilmesinde söz sahibi olmak istiyordu. İşte kralların tahtını sallayan olgu bu meta üretimi oldu. Koskoca topların yıkamadığı düzeni, üretim ilişkilerindeki değişim yerle bir etti.
Ama bu değişiklik öyle kolay da olmadı. Egemenlik kolay bırakılacak bir şey değildi. Gelişen yeni tip üretimin sahipleri, tanrısal egemenliğin yerine bir yeni kavramasal olgu geliştirmek zorundaydı,. O zamana kadar hem tanrıya, hem egemene kul olan geniş halk kitlelerine yeni bir kimlik.gerekiyordu. Çok geçmeden bu kimlik de bulundu. Milliyet. O zamana kadar kendini tebaa olarak tanımlayan insanlar, süreç içerisinde millet olarak tanımlamaya geçirildiler. Kendilerine egemenliğin gerçek sahipleri olduğu söylendi.
Şimdi sözde egemen -gerçek egemen üretim araçlarını elinde tutanlardı- olan ve topraktan koparılan insanlar, işgüçlerini yeni egemenler kiralıyorlardı. Bir yerde kalma, aynı yerde çalışma zorunlulukları yoktu. Bu açıdan özgürleşmişlerdi ama hala karınları doymuyordu. Şimdi iş bazılarını ötekileştirerek, bir birlik oluşmasını sağlamaktı. Böylece; aynı dili konuşan, yakın kültürel yapıları olan topluluklara bir ad verilerek millet oluşumu güçlendirildi.
İşin gerçeği "millet" yapay olarak oluşturulmuş bir kavramdır. Ötekileştirme üzerinden diğer milletler düşman gösterildiler. Bağımsızlık ve özgürlük vaatleriyle ayaklanan insanlar, imparatorlukları parçaladılar. Bu ayaklanmaların getirdiği savaşlar ise millet ve milliyet kavramları üzerinden milliyetçilik olgusunu güçlendirdi.
Artık insanları yönetmek daha kolaydı. Çünkü çevrelerinde başka milletler vardı. O milletler kendi vatanlarına göz dikmişlerdi bu nedenle de düşmandılar. Düşmana karşı birlik olmak, uyanık olmak gerekiyordu.
Gerçekten de kapitalizmin eşitsiz gelişim yasası gereği, bazı üretim araçları sahipleri daha çok zenginleşmişler ve kendi ülkelerinin dışında pazarın egemenliğini almaya başlamışlardı. Bunu barışçıl yöntemlerle başaramazlarsa, silahla yapıyorlardı. Dünyada artık Emperyalizm diye bir şey vardı ve dünya bundan böyle huzurunu iyice kaybedecekti.
Artık üretim biçimi kapitalizm, ideolojisi ise milliyetçilikti.
Tam bu yazıyı tamamlamak üzere notlarıma bakıyordum ki, Can Dündar'a gelen tehdidi içeren bir e-posta aldım.
Can Dündar yazısında özetle: NTV'de' yaptığı "Derin Devlet" konulu programdan sonra -hani, şu istihbaratçı Nuri Gündeş'in "Devlete hizmeti varsa yanaklarından öperim" dediği program- Alaattin Çakıcı imzalı dört sayfalık bir mektup aldığını, mektubun "akıllı olması" ricasıyla bittiğini yazıyor.
Sonrası yargıya başvuru, gelişmeler ve Dündar'a destek iletenler.
Yazının tümünü okuyunca, gerisini yazmak gelmedi içimden. Buna ve diğer güncel olaylara bakanlar anlarlar herşeyi, diye düşündüm.
Milliyetçiliğin bilimsel tanımı...
Milliyetçiliğin tarihsel gelişimi...
Milliyetçiliğin farklılaşmasının özü üzerindeki etkisizliği...
Milliyetçilik ve ötekileştirme...
Ülkemizde milliyetçiliğin emperyalizm tarafından kullanılması... Konularını yazmaya ve incelemeye gerek yok.
Bir üç sözcük yeter milliyetçiliği anlatmaya:
[size=18]Alaattin Çakıcı milliyetçi. |
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|