Ana Sayfa :: Forum :: Sohbet Topluluklar Şehirler Siyasi Partiler KAYIT İletişim / Reklam

Magazin Dünyası Haberler Fotoğraflar Videolar Sivil İcat / İsim Sözlük Sivil Sözlük Online Oyunlar Forum Oyunları

| Sivil Sözlük | Sivil İcat / İsim Sözlük | Son ziyaretinizden bu yana gelen mesajlar >>> |
SSS SSS Arama Arama Üye Listesi Üye Listesi Kullanıcı Grupları Kullanıcı Grupları Profil Profil Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın Kayıt Kayıt Giriş Giriş
Giriş
        
Geçerli Zaman: Wed May 23, 2012 2:33 am Cevaplanmayan mesajlar
Öykü Taneleri - Sami Baloğlu
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder
Önceki başlık Sonraki başlık
Yazar Mesaj
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:32 am
MesajMesaj konusu : Öykü Taneleri - Sami Baloğlu
Alıntıyla Cevap Gönder

Yazarken keyif alıp, defalarca okuyabildiklerimi Sivil Forum Ailesi ile paylaşmak istedim.
Saygılarımla.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:33 am
MesajMesaj konusu : Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 1 -
Alıntıyla Cevap Gönder

Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 1 -

Ne yapıp ne ettiler, kurdukları vahşi düzene bizi nasıl bekçi diktiler bilemiyorum. Para denen emeğin sözde ölçerini sopa gibi vurdular başımıza… Çalıştık, çalışıyor oluşumuzu borçlu olduğumuzu düşündük birilerine… Ürettik, üretiyor oluşumuzu da borçlu olduğumuzu düşündük birilerine… Onlardı düzeni kuran, ekmeği bulan. Bize yol vermişlerdi yürüyelim diyerekten.

Fabrika oldular, tarla oldular, devlet oldular. Biz yer bulduk onların varlıklarında kendimize. Fabrikalarında, tarlalarında, devletlerinde. Irgat olduk, işçi olduk, mühendis olduk, “yönetiyorsun” dediler, “memursun ve iyisin” dediler, “müdürsün” bile dediler…

İyi idik. Çok çalıştık, ürettik ölçümüzce. “Bunun içinde bir pay var” dediler. “Senin için kuruldu düzen.” “Senin için bu zahmet” dediler. Mütevazi idik. İnandık. Hem bize fazla idi emeğin karşılığı. Verdik, lanet olsun çoğunu verdik. Paylarını verdik… Üzerimizdeki haklarını ödedik zannettikçe borçlandık.

Öyle şeyler istediler, öyle şeyler aldılar ki… Küçük kardeşimiz üniversite kapısında öldü. Babamız iş veren tezgahında. Anamız… Hastane kapısında. Bir de koydu ki son ölüm!
“Ulan!” dedik… “Ulan düzenini… Ayakta tutan ben değil miydim ulan? Kim dizdi bu hastanenin tuğlalarını? Kimin kardeşi ile akran o içerdeki tabipler? Kimin buğdayındaki olmayan hakkına pay dedin, vergi dedin de aldın, ne ile kurdun bu binayı?”
Şimdi… Şimdi beni de kandırdılar. Dargınım bir yol… Dediler ki “devlet” seni oğul bilmedi sen baba dediysen de. Ayağını denk al dediler. Silah bile var şimdi omzumda. Peygamber Ocağı”ndan bu yana elime almamıştım hal bu ise ki… Devrim nidaları çınlıyor kulağımda. Devireceğiz…

Polis istemiyor bunu. Asker de. Devlet de. Devrim nidaları kulağımda. Devireceğiz. Öyle sanıyorum ki şu babamın işverenini devireceğiz. O benim yerime geçecek. Ben onun tahtına çıkınca öyle olmayacağım. …

Ama… Ama niye? Polis vurdu bir tanesi. O da devireceğiz demişti… Ama niye? Hani o patronu… ? Ben anlamadım…

15/04/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:34 am
MesajMesaj konusu : Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 2 -
Alıntıyla Cevap Gönder

Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 2 -

Onları çok iyi anlattılar bize. Ben köyde büyüdüm. Babam şehittir. Kore”de. Köyde habersizmişiz onlardan ve olanlardan.
Meğer… Bizim Ömer Dayı”nın oğulları… Onları çok iyi anlattılar bize. Tövbe haşa… Yok derlermiş Allah”a bile… Bilmezdim, güya Ömer Dayı gider de gelir camiiye.

İyi ki borca haciz gitti şu bizim köyün üstündeki tarla. 7 kardeş doymaz olunca iki ufak tarladan, ikimiz şehre geldik ağabeyimle. Çalışıp, biriktirip yeniden tarla alacaktık. Biz Anadolu adamıyız. Özümüzün adamıyız. Bizi sevdiler burada. Bizimkiler özünü sever, bizi çok sever. Anlattılar onları bize… Anlattılar olanları…

Babamız meğer devletmiş. Bizle yatar bizle kalkarmış. Türk”üz bizler. Ömer Dayının oğlugiller inkardaymış Türklüğü… Komşu köyün Kürtleri de bizim köyün kuyusunu kazarmış. Kazmasa da şimdi, bir gün olur mutlak kazarmış.

Kardeşler buldu bizi şehirde… Özünü seven, bizi seven kardeşler. Dediler Kürt köyünden ayrılın, onları sokmayın meralara…
Dediler ayrılın onlardan! Zaman birlik zamanıdır. Ayrılın onlardan, birlik olun.

Ömer Dayının oğlugiller babamın katili gavura, memleket kapısının kilidini satmışlarmış… Babam da ondan gitti ya gavur gelmesin diye. Babamın kanı da durur mu yerde? Silah verdi Salih kardeş. Sever beni… Sever özünü…

Ömer Dayının oğlugillerden bir komünist varmış. Vurmalı onu. Ben diyorum, Salih kardeş değil. O da diyor aslında. Ölümüne benimleler.

Silah belimde bugün. Vuracağım onlardan birini olsun. Yeter artık, memleketin kapılarını gavura açanlar kahrolsun. Vuracağım Ömer Dayının oğlugillerden birini. Silahım yanımda. Aha da çıktı dernek kapısından. Silahımı çektim, tuttu devlet babamın polisi bileğimi. Sıkamadım şu namusu düşüğe. Salih kardeş yok. Kaçtı, tutamadık dedi polisler. O hiç gelmemiş arkamdan aslında. Devlet babamın karakolundayım. Salih kardeş yok. Misafirim. Selam memlekete, köye.

Abim ölmüş. Şehirde. Vurmuşlar. Ömer Dayının oğlugillerden biri. Sevmiyorum onları. Bizim köylüler. Özleri bizden ayrı. Salih kardeşler sever beni… Şehirliler. Özleri bizim gibi… Ben köylüyüm.

16/04/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:35 am
MesajMesaj konusu : Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 3 -
Alıntıyla Cevap Gönder

Devrimci ve Muhafazakar Öyküler - 3 -

Ben Allah”tan korkmayandan korkarım. Terazide hile yapmam. Müşteriyi elimden geldiğince aldatmam. Ticaret peygamber zanaatı ve sünnettir. Eh bir de babamdan kalan meslektir. Ticaret ile uğraşmaktayım. 23 senemi verdim bu köhne kapalı çarşıya. 23 dile kolay gelen sene. Ömür çürüttüm bu han duvarları arasında.

İstanbul… Sende doğdum, sende büyüdüm ve sanırım bağrında öleceğim. Bir hacı olmayı nasip eyleseydi Rabb”im. Biricik oğlumu evermişim. Eh şükür halim vaktim aç kalmayacak kadar yerinde. Gitsem giderim de o kutsal topraklara, Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)”i ziyarete. Şu dükkan. Nasıl bırakayım?

Kuyumcuyumdur ben. 3 kalfamla hem işlerim altını hem de satarım. Kalfalarıma itimatım tamdır ama ellerinden dükkana hakim olma işi gelemez. Oğlum memur.

Bir cemaatin nacizane müridiyim. Cemaatte bir Hacı Abuzer Ağabey”im var. Gümüş alır İstanbul”dan, arabası ile Anadolu”ya dağıtır. O diyor ki “lafı mı olur? Din kardeşiyiz, ben beklerim bir ay ne var bunda?” diye. Çok güzel bir iş edinmişim de Şeyhimin izine girmişim yıllar evvel. Bir evlada verilmiş emekler gibi karşılığını alıyorum baksana. Cemaatim evlat gibi, ana ata gibi sahip çıkıyor bana. Abuzer Efendi bekleyecek dükkanı, nasipse bu sene başvurdum hacı olmak için.

Abuzer Efendi benden yirmi yedi bin abd doları istedi. Oğlunu everecekmiş. Verirsem altın bozdurmalıyım. Biraz birikmişim vardı, oğlanı everip ev alıverdim. Hacıya gidemem kalanını Abuzer Efendi”ye verirsem. Vereceğim. Hacıya da seneye giderim İnşallah. Para Abuzer Efendi”nin işini görsün. Cemaat bunu gerektirir. Şeyhim de gücendi veremem diyecek oldumdu da. O benim zor günümde yanımda oldu. Bak, gitse idim hacıya, bir ay işini gücünü bırakıp bekleyecekti ekmek teknemi. Nasip değilmiş. Hayırlı bir iş yaptım…

Abuzer Efendi oğlunu evermedi, Tahtakale”de dükkan açtı. Benle konuşmuyor.

18/04/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:36 am
MesajMesaj konusu : 'Nasıl Olur?' Diyordu Vekil.
Alıntıyla Cevap Gönder

'Nasıl Olur?' Diyordu Vekil.

‘Nasıl olur?’ diyordu… ‘Nasıl olur?’ Vekil Bey sinirden küplere binmişti. Etrafına suçlamalar savuruyor, gözü dönmüş bir halde bağırıp çağırıyordu. Riske girmeyi seven ama yine de çok tedbirli adımlar atan biriydi. Nasıl olmuştu da… Hangi güç bakan olmayı bekleyen Sayın Vekili partiden ihraç edilmeye sürükleyen bu sürecin başlamasına sebep olmuştu?

‘Sayın Vekilim, ben sizi uyarmıştım.’ dedi aynı ilden vekil seçilmiş olan diğer arkadaşı. Partiden ihraç edilmesinin tek sebebinin, vekilin bakan olma hırsı ile çevresindeki diğer insanları çok zedelemesinin sonucunda oluşan kinlenmeler olduğunu düşünüyordu. İnsanların nefretini kazanmıştı ve o kinlenen insanlardan birisi de her ne şekilde elinde bulundurduğu bilinmese de, rezalete konu olan görüntü kayıtlarını açığa çıkarmıştı.

Görüntüleri izleyen parti yönetim heyeti donup kalmış, ihraç konusunda da çok fazla çatlak sesle karşılaşılmamıştı. Sayın Vekilin bir özel okulda müdürlük yaptığı senelerde okulun temizlik işlerinde çalışan, bir ayağında aksaklık olan yaşlı bayanı korkunç derecede dövmesi inanılacak gibi değildi. Hem de okulun bahçesinde, mahalle sakinlerinin pencereden izleyebileceği şekilde… Bu görüntüleri tesadüfen o okulda öğrenci olan S.B. cep telefonu ile kaydetmiş ve saklamıştı.

Görüntüler yedi yıl öncesine aitti. Peki, neden bugün gündeme getirilmişti? Oysa Sayın Vekil meclise gireli iki buçuk yıl olmuştu. Amaç siyasi olmamalıydı. Tabii vekil bu olayı, gelişimini ve nedenlerini düşünürken bir yandan da kamuoyu nezdinde kendini savunmalıydı. Gerçekleri anlatmaya karar kıldı. Anlatacaktı… O temizlikçi parçası, o zaman okul müdürü olan vekili pencerenin kenarında görmüş olmasına rağmen bacak bacak üstüne atmış, oturur pozisyonunu hiç değiştirmemişti. Orası bir özel okuldu. Yani kendine özgü bir sermaye ile kurulmuş ve o sermaye sırf engelli olduğu için ihtiyar temizlikçiyi işe almıştı. İhtiyarın yaptığı, karnını doyuran sermayeye saygısızlıktı. O anda gözü dönmüş ve biraz ileri gitmişti. İhtiyarı hastanelik edecek kadar… Bu açıklama onu bir nebze de olsa aklamalıydı…

O anda kapısı tıklandı. Odacısı kendisine bir paket geldiğini söyledi. Aldığı paketi açtı, içinden çıkan zarfı yırttı. Zarftan iki kare fotoğraf çıkmıştı. Sayın vekil, vekili olduğu ilin ünlü zenginlerinden A.A.’nın odasındaydı, bacak bacak üstüne atmış, el kol hareketleri ve biraz da ukala bir tavırla işadamına birşeyler anlatıyordu. Sayın Vekil fotoğrafı görünce daha fazlasını hatırladı. A.A.’yı bazı ricalarından ötürü ofisinde nasıl terslediğini hatırladı mesela... Bunları düşünmeye dalmışken zarfta bir de kısa not olduğunu fark etti. Notta şöyle yazıyordu: “Sayın Vekil, ofisimde bacak bacak üstüne atıp, şahsıma sergilediğiniz ukala tavırlarınızı, sizi bulunduğunuz kademeye taşıyan sermayeme hakaret olarak kabul ettiğim için başınızı ağrıtacak görüntü kayıtlarını kamuoyu ile paylaşıyorum. Bundan ders almış olmanızı ümit ediyor, siyasi hayatınızda başarılar diliyorum.
A.A.”

18/04/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:37 am
MesajMesaj konusu : Yakın Tarihten Masallar - 1 -
Alıntıyla Cevap Gönder

Yakın Tarihten Masallar - 1 -

'Siyaset yapmanı istemiyorum!' diye ağzını yaydırıyordu hafif meşrep görünüşlü sevgilisi. O yine sabırla, olgun bir ses tonuyla cevap vermek, mahallesinde edindiği, üstüne yapışan liderlik yaftasını, sevgilisini mıncıkladığı üçüncü sınıf mahalle pastanesinde de sürdürebilmek istiyordu. Oysa yelkenleri suya inmiş, fizyolojisi altüst olmuştu. Sevgilisine derinden bağlanmış, çevresindekilerden gizli gizli, bu arka sokak pastanelerinde buluşur dururdu. Onsuz yapamıyordu. Ya çabaları, yıllardır mahallelerde, sokaklarda, kahvehanelerde, okul binalarının önlerinde verdiği mücadele, çaba... Ne olacaktı? Davadan dönüyor muydu yoksa? Ne derdi herkes? Kimse anlamazdı onu. Daha, daha yapacak çok iş vardı. Daha kurtulacak koskoca bir memleket vardı. Ya hainler? Yeminler etmemiş miydi seccadesinin üzerinde 'her hain hesap verecek, ceza çekecek' diye?

Arkadaşları görmeden, mahallede duyulmadan, okul önlerindeki forsu kaybolmadan sevgilisinin 'siyaset yapmanı istemiyorum' sözüne binaen siyaseti bırakmayacak, sevgilisini bırakacaktı. Bilmiyordu, aşk bu mudur bilmiyordu ama bildiği böyle kız bulamazdı.

- Yarim! Ayrılmalıyız! Ben vatan neferiyim. Hainler var, ben fedaisiyim vatanın, milletin ve devletin. Sen bana fazlasın. Yarim! Ayrılalım.
Dedi, ayrıldı 10 dk sonra da.

Mine'ydi o hafif meşrep hatunun adı. Mine onun bir başka arkadaşı ile aşk yaşıyor dalgalı dalgalı. O davasına döndü, nöbet değişti anlayacağınız.

17/05/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Sat Nov 08, 2008 2:38 am
MesajMesaj konusu : Yakın Tarihten Masallar - 2 -
Alıntıyla Cevap Gönder

Yakın Tarihten Masallar - 2 -

Sevmiyorum silah taşımayı. Aslında ben bu kumaş pantolonları ve ayağımdaki kunduraları da sevmiyorum. Ama ne yapayım. Bunlar gibi olmak, benzemek ve anlaşılmamak için giyimimden yürüyüşüme kadar benzemeliyim. İçlerine dahil olabileli 3 ay oldu, kaynaştık aslında pek çoğu ile. Hepsi gibiler, her cephedeki, her akımdaki gibiler... Ellerine silah, kafalarına inanmışlık yüklenmiş yürekli delikanlılar. Fakat bırakınız bir ülkenin dümenini, faytonu bile idare edemezler.

'Bulmalı' diyor Enver Bey 'bunların başını'... 'Haydi lan oradan, bizi bari yorma, ateşe atma' demek var ya, neyse sakla kendine Kemal! Ah ulan Kemal, ah ulan kara bahtım. Ne hayaller, ne hayat... Bu mudur ulan sevda-i memleket?

Vazife çetin. Sızacaksın, arkadaş, dost ve hatta kardeş olacaksın. İzleyeceksin. Yaşayacaksın. Kaynaşacak ve bölüşeceksin. Sevip sevilecek ve sonra da alıp teslim edeceksin.

Fatih'i tanırdım eskiden, içlerine sızmamı da kolaylaştıran bu idi. Fatih aslında işe yaramaz, yaramaz desen yaramaz bir gençtir. Bir berber çırağından siyaset duayeni yaratan kafaya helal olsun. Benim de düşünmeden coşan bedenlere ihtiyacım olsa, ben de hukuk fakültesinin içinde değil de kapısının önünde çözüm arayacak olsam aynı tip adamlardan kurardım çetemi. Helal olsun o baştaki kafaya.

Bileğimden tuttu İsmail, ben düşüncelere dalmış iken. 'Hayırdır, ne bu hal?' Halimde ne var ulan yanarım size, gençliğinize diyemem ya. 'İlkay' dedim. İstanbul Siyasal'ın masa görevlisidir kendisi. İlkay. Bilir İsmail onu ve onu bekleyen sonu. Benim İlkay'ı korumamı yanlış anladılar, vazifemi açık etmektense bir aşk var ettim hiç yokken akıllarda.

'İsmail, İlkay-ı vurmak delice! Bana bunu yapamazsınız!' dedim. İnanmadı. İnanamadı İlkay'ı hiç görmeden seveceğime, zira yanlış bilirmişim, İlkay aslında iki tarafta da jokermiş. Gelirmiş, gidermiş. Aşıksam tanıyor olmalıymışım, tanıyorsam gelip gittikçe neden hiç belli etmezmişim. Açığa çıktım. Her yanım ağrıyor. Silah taşımaktan usanmıştım, silah da yok bu karanlık odada ama halen taşıyormuşcasına acıyor belimin silah koyduğum yanı.

Açığa çıktım. Sonum ne olur kim bilir.

18/05/2008

Kurgu
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Sami Baloğlu (-gizli-)
Rütbeli Üye (***)



Kayıt: 01 Mar 2006
Mesajlar: 1115
Konum: Turkiye
TarihTarih: Fri Jan 23, 2009 12:52 pm
MesajMesaj konusu : 
Alıntıyla Cevap Gönder

Madem Ermenisin!

... Binadan çıktığında heyecanlandım, O'nu ilk defa mı görüyordum sanki? Yalnız bu adam 'abi'nin anlattığı gibi pek boş da değil bana sorarsanız. Kendine güvene güvene yürüyüşüne bakılırsa birileri olmalı bu adamı geriden geriye koruyan.
... Bana sökmez efendi! Delikanlıyız biz, vatan evladıyız. Analar senden korkmayalım, arkandaki büyük ordulardan yılmayalım diye emzirdi bizi.
... Şimdi nereye gidiyor kimbilir? Soğuktan dondum bu adamı izlemek için. Gir binaya, çık binadan. Nedir bu çektiğim? Sen de bu kadar rahat olmazdın koruyucuların olmasa çevrende! Ne de olsa onlara hizmet ediyorsun. Onların baş adamısın. Ye paraları, götür dünyalıkları, işin iş bakalım. Devran böyle döner mi sandın efendi? Hızlı yürüme, ben sana yetişemez miyim?
Ben çok delikanlıyım!
Madem Ermeni'sin!
...
Arkasından yaklaştım, beni göremedi. Aklına bile gelmezdi, silahımı çıkardım belimden, çevredekiler henüz farketmeden hızla ensesinin yanından aşağı doğru sıktım kurşunu.
...
Ben çok delikanlıyım.
Kanlar içinde yıkıldı önümde.
Ben çok delikanlıyım.
Sapır sapır koşmaya başladım.
Kaçtım oradan, ara sokaktan aşağı doğru.
Abi ile konuştuğumuz gibi.
Ben çok delikanlıyım.
...
Yurtdışına çıkarım bir müddet, abi ayarlar.
Hizmet ettim.
Madem Ermeni...
Ben de vatanseverim.
Vurdum O'nu.
Hrant.

Yazarın Notu: Bir insan hayatı işte bu kadar kolay harcanabilir. Belki de bir sapkının tetiğinin ucunda, parmaklarında gizli son nefesimizin sırrı.
Bu sayılı nefeslerimizi alırken birbirimizi ne kadar seversek o kadar karlıyız dost.
Rahmetli Hrant Dink'in özlemle anıyorum. Ülkemde, ülkemin bir insanı tarafından katledilmiş olmasından dolayı büyük utanç duyuyorum.

23.01.2009

Kurgu:
Sami Baloğlu
Her hakkı saklıdır.

_________________
Hey Hayat!
Net Ajans - Web Tasarım - ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş
Kullanıcının profilini görüntüleÖzel mesaj gönder Başa dön
Önceki mesajları göster:    
Önceki başlık Önceki başlık
Yeni başlık gönderBaşlığa cevap gönder

Geçiş Yap:   

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

phpBB SEO URLs V2



ehayat ~ Bildiğiniz Alışveriş

Net Ajans

Web Tasarım

Harita Mühendisliği

ehayat